Dostun gülü

Agos, 31 Temmuz 2009

Agos’un ilk yıllarının en önemli mücadele alanlarından biri de, ‘Ermeni hırsız’, ‘Yahudi tefeci’, ‘Kürt kapkaççı’ türü yaftalamaların gündelik hayatta, gazetelerde, televizyonlarda kullanılmasının, bu yolla insanların zor durumda bırakılmasının önüne geçmekti.

Bireysel suçları, kişisel hataları, etnik, dinsel, sınıfsal, cinsel kimlik ve aidiyetlerle bağlantılandıran ve bundan kaynaklanan türlü çeşitli ayrımcılıklara kapı açan bu dil, Güneydoğu’daki iç savaş nedeniyle oluk oluk kanın aktığı, anlı şanlı bakanların “Ermeni dölü” laflarıyla vatanperverliklerini cümle âleme ilan ettiği bir zamanda, elbette ki gerginlikleri iyice keskinleştiren bir rol oynuyor, azınlıkta olanlar için büyük bir tehlike arz ediyordu.

Agos’un, Hrant Dink’in ve şüphesiz basındaki tüm demokrat ve milliyetçilik karşıtı kalemlerinin katkılarıyla, yıllar içinde, bu hatayı ortadan kaldırmak yolunda önemli mesafe kat edildi. Aşırı milliyetçi gazeteler dışında, bu tür haberlere daha seyrek rastlanır oldu.

Artık geride kaldığını düşündüğümüz bu tatsız alışkanlığı, Taraf’ın, aralarında Ermeni vatandaşların da bulunduğu bir çete haberiyle ilgili, “Ermeni kuyumcu çeteden gözaltında” başlığında görmekse, umut kırıcıydı. Yol aldığınızı sandığınız konularda, her zaman yanınızda duranların ve gelecekte de duracaklarına emin olduklarınızın dahi, belli önyargıları aşmakta zorlandığını görmek, geçmişte verilmiş kavgaların boşa gittiği hissi uyandırıyor en çok.

Haberi bu başlıkla verenin Taraf olması, başka gazetelerin bilinçli ya da bilinçsiz ‘sakarlık’larına karşı efsunlu olan Ermeniler arasında üzüntü yarattı elbette.

Pir Sultan Abdal “Şu ellerin taşı hiç bana değmez / ille dostun gülü yareler beni” dememiş boşa.

1 yorum:

sefer dedi ki...

Sonuçta Ermenilik mozaikçiler tarafından folklorik bir öge olarak gösterildiğinden bu tip olaylar olduğunda maalesef Taraf gibi gazetelerde de ön yargılı başlıklar çıkıyor. Onlara göre Ermeni'nin kötü olmaya yoktur. Çünkü Ermeni olmak Ermeni halkına mensup biri olmak yerine bir süs eşyası olmaya indirgenmiştir.

Ermeni entellektüel olacaktır, sanatçı olacaktır, herkesten duyarlı ve kurallara uyan birey olacaktır, müslümanlardan daha çok dikkatli olacaktır vesaire. Kötü olmaya asla hakkı yoktur. Hani bu şeye benziyor. Eski tarihi Türk filmlerinde savaşçılar Türk olur esnaf, meyhaneci, tüccar Ermeni veya Rum olur onun gibi. Ermeni varlığı bir renk, bir doku, buğulu bir imgeye indirgenmiştir.

Hatırlayın tapu çetesi ortaya çıktığında zanlılardan birinin Süryani asıllı olduğunu yazmıştı gazeteler. Ama çetenin diğer elemanları hakkında etnik konularda bilgi edindirici şey bulamamıştık.

Ermeni olacaksan (ya da bir şekilde azınlıksan) herkesten fazla kurallara uyacaksın. Okulda sana birisi vuruyor mu, sen vurmayacaksın. Herkesten fazla ders çalışacaksın, aylaklık etmeyeceksin. Onlar yapsın sen yapmayacaksın. Ne öne atılıp asılacaksın ne de arkada kalıp basılacaksın. (babaannemin sözü) Efendi olacaksın. Öyle herkesle samimi olmayacaksın. Evdeki durumları sakın anlatma, bahsetme, ölçülü ol. Başkaları İstiklal marşı okunurken dalga geçebilir, sen ciddi ol, marşa katıl. Fakat fazla da kendini kaptırma anlıyorsun beni? Zaten kendini fazla kaptırdığında biri sana haddini bildirir. İlerde öğreneceksin....