Ergenekon’u hafife almanın anlamı

Agos, 16 Ocak 2009

Ortaya krokiler çıkıyor, memleketin dört bir yanında yeraltına gömülmüş silahlar, el bombaları, lav tüfekleri çıkıyor ama Türkiye’de birileri hâlâ Ergenekon davasını hafife almaktan medet uman bir siyasetin peşine takılmış, kendince hukuk mücadelesi veriyor.

Hürriyet yazarı Yılmaz Özdil mesela, binlerce sayfalık bir iddianame üzerine kurulu mahkemeyi, bin vuruşluk bir köşe yazısıyla yerle bir ediyor:

Kestane ağacına sırtını ver...
20 adım yürü.
Beyaz bi kaya var orada. ‘X’ işaretli. Dön şimdi ordan...
Kayaya sırtını ver. 20 adım yürü. Kestane ağacı göreceksin.
Çömel... Kaz orayı.
Casus filminizin en heyecanlı yerine limon sıkmak istemem ama, ben hayatımda bu kadar geri zekálı bi derin devlet görmedim...
Atatürk Evi'nin bahçesine silah gömmüş, maazallah unuturum munuturum diye, kroki çizmiş!” (“Anıtkabir'i de kazar bunlar...”, 11Ocak)


Kim bilir hangi faili meçhuller için kullanılmış, kim bilir hangi faili meçhullerde kullanılacak, kim bilir hangi gazetecileri, hangi gariban Ermenileri, siyasileri, din adamlarını, misyonerleri öldürecek silahlardan, mermilerden söz ediyoruz.

Ergenekon örgütü, sansasyonel suikastlar ve eylemler düzenleyerek Türkiye’yi darbe iklimine doğru sürüklemeye çalışıyordu. O darbe hepimizin hayatını karartacaktı, bundan hiç şüphemiz yok.

Oysa birileri hâlâ, zanlıların gözaltı koşullarıyla gündemi bulandırıp, Türkiye tarihinin en büyük yargılamasını önemsizmiş gibi göstermeye çalışıyor.

Ergenekon zihniyeti, basınının sayfalarında da kol geziyor.

Hiç yorum yok: