Çözümsüzlük çözüm olmaz

Agos, 19 Eylül 2008

Anayasa Mahkemesi bugüne dek, Kürt halkının kurduğu siyasi partilerin çoğunu, Halkın Emek Partisi’ni, Özgürlük ve Demokrasi Partisi’ni, Demokrasi Partisi’ni, Halkın Demokrasi Partisi’ni kapattı.


Mahkeme, partileri kapatırken, “ [Parti programı] Türk ulusunun bütünlüğünü (...) Türk ve Kürt olarak ikiye ayırmayı öngörmektedir. Bu tür program hükümlerinin ülke ve millet bütünlüğünü yıkmayı amaçladığı açıktır” gibi gerekçelere sığındı.

HEP, ÖZDEP ve DEP hakkındaki kapatma davaları AİHM’ye taşındı va AİH Sözleşmesi’nin, “Dernek Kurma ve Toplantı Özgürlüğü’ hakkındaki 11. maddesine aykırı bulundu.

Şimdi de Demokratik Toplum Partisi (DTP) kapatılmak isteniyor. 16 Eylül günü DTP eşbaşkanı Ahmet Türk partinin sözlü savunmasını yaptı. DTP, ön savunmasında, iddianamede sözü edilen 141 eylemden 129’unun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmişti.

DTP’nin de diğer Kürt partileri gibi bölücülük yaptığı iddia ediliyor. Oysa Yüzleşme Derneği’nin basın açıklamasında dile getirildiği gibi, “Asıl ‘bölücülük’ yapanlar, bu partiyi ve bu partinin yöneticilerini, dolayısıyla onlara oy veren insanları ‘yok’ sayanlar, görmezden gelenler.”

DTP kapatılırsa, Türkiye bir kez daha, Kürt Sorunu’nun çözümü yolunda adım atmak istemediğini, çözümsüzlükten medet umduğunu ilan etmiş olacak.

Çözümsüzlüğü değil çözümü istediğimiz için, “DTP kapatılamaz!” diyerek seslerimizi yükseltmenin zamanıdır.

(DTP Kapatılamaz İnisiyatifi’nin düzenlediği imza kampanyasına destek için: http://dtpkapatilamaz.blogspot.com)

Hiç yorum yok: